Remziye Demirkol ‘ İşini iyi yapan birinin hak ettiği yere geleceğine inanıyorum’

Remziye Demirkol ‘ İşini iyi yapan birinin hak ettiği yere geleceğine inanıyorum’

Contentİstanbul kurucu ortağı Remziye Demirkol’un kadincaemlak.com sitesindeki röportajı.

‘Sesini duyur çünkü ne diyorsan o’sun ‘ vizyonuyla yola çıkan Contentistanbul’un kurucu ortaklarından Remziye Demirkol ile yaptığımız söyleşimiz Çarsamba gününüze renk katacak…

Türkiye’de iş hayatında başarılı bir kadın olarak gerek iş gerekse de sosyal hayatta kadının konumunu nasıl yorumluyorsunuz?

Bu sorunun yanıtı ne yazık ki gerek dünyada gerekse de Türkiye’de çok iç açıcı değil. Kadının iş hayatındaki varoluşu kendi mucizesidir. Kadın, toplumun ona yüklediği sorumluluk ve ön yargılarla birden fazla cephede savaşmak zorunda. İşini iyi yaptığında ve çok çalıştığında bunun karşılığını alacağına inanarak büyüyen bir kız çocuğu için iş hayatı başlangıçta tam bir hayal kırıklığı olabilir. Erkekler dünyasına hoş gelmiştir ama sefalar getirmemiştir. Önce yeterince zeki ve yetenekli, sonra çok çalışkan ve özverili olduğunu ispatlaması gerekir. O kadar özverili olmalıdır ki mümkünse çocuk yapıp, doğum izniyle falan işverenin başını ağrıtmamalıdır, bu hatayı yaptıysa çocuğu zırt pırt hastalanmamalıdır, doğum kilosunu on gün içinde vermeli, prezantabl görüntüyü bozmamalıdır bu arada ev hayatını mükemmelen idare etmeli mümkünse dul kadın olup şirketin iç huzurunu tehlikeye atmamalıdır. Önemli konular akşam iş yemeklerinde konuşulur, kararlar alınır ama kadınlar için bu tip yemeklere katılmak hem aile düzeni hem de erkekler dünyasının bir çeşit özel alanına giriş olacağından mayınlı bir tarlaya dönüşebilir.

Çok içme hatta iyisi mi içme, sakın ha çok gülme, kılığına dikkat et kimse yanlış mesaj almasın vs. vs. vs. Çok abartılı bir cevap olmuş olabilir ama bu irili ufaklı benzer pek çok olayın yaşanmadığı anlamına gelmez. İş hayatı dediğimizde sadece steril plazalar gelmemeli gözümüzün önüne. Ekmeğini kazanmaya çalışan binlerce kadın var. Peki kurallar böyle işliyor diye evimize mi kapanalım? Tabii ki hayır… Kurallar değişmek için var:) Tam tersi her geçen gün bu dünyada daha fazla var olmalı, kuralların yeniden yazılmasına katkı sağlamalıyız. İşini gerçekten iyi yapan birinin (özellikle kadın ya da erkek diye ayırmıyorum) önünde sonunda hak ettiği yere ulaşacağına inanıyorum.

Genç iş kadınlarına tavsiyeleriniz nelerdir?

Bu soruya kısa ve net bir biçimde ‘vazgeçmesinler’ diyerek cevap verebilirim. Eğer dünyada bir kişi bile yapabiliyorsa, bu sizin de yapabileceğiniz anlamına gelir. Başarılı kadınların hikayelerine yakından bakmanın ilham verici olabileceğini düşünürüm. Bir ikincisi ‘kadın kadının kurdudur’ fikriyle yaratılmaya çalışılan, böl ve yönet taktiğine kapılmadan, kardeşçe ilişkilerin iş hayatında da mümkün olduğuna inanmalarını tavsiye ederim.

Oturacağınız evi seçerken kriterleriniz neler olmuştur?

Evi sevmem gerek. Burada yaşayabilirim duygusunu hissettirmeli bana. Aydınlık ve kullanışlı olmalı. Tabii ki sağlam, mevkisi uygun vs. gibi kriterlere de bakarım ama öncelikle ‘burası benim evim’ duygusunu hissetmeliyim.

İstanbul’da oturmak için hangi semti ve Yatırım yapmak için hangi semti seçersiniz?

Birden fazla semtte oturabilirim, sevdiğim pek çok semt var. Hayatımı kolaylaştıran bir yer olması, mümkünse doğaya yakın olması beni daha çok mutlu eder. Yatırım için emlak danışmanlarının sözünü dinlemeyi tercih ederim.

Ev satın alma kararında kadınların asıl karar mercii olduğunu düşünüyor musunuz?

Kadınlar tabii ki çok etkili ama tek başına aldıkları bir karar olduğunu düşünmüyorum. Kadınlar genelde evin düzenine, koltuğu nasıl yerleştireceğine odaklanıyor. Erkekler başka bir takım ayrıntıları fark edebiliyor. Çocukların kendilerine göre tercihleri var. Dolayısıyla bu bir aile kararı…

2019-04-21T08:08:29+00:00